”Fury” Filminin Sinemajor İncelemesi

0 20

Fury gerek sanatsal yönüyle, gerekse aksiyon dolu sahneleriyle etkileyici bir sinema deneyimi vaat ediyor.

Fury filmi sinemaseverleri, 2. Dünya Savaşı’nın son günlerinde Nazi Almanyası’nda konuşlanmış olan bir tank mürettebatının yaşamlarındaki bir başka korkunç güne götürüyor. Güçlü Alman toplarıyla karşılaştıkları uzun görev süresi boyunca hayatta kalmayı başarmış Don ‘Wardaddy’ Collier (Brad Pitt) ve mürettebatı -dindar Boyd Swan (Shia LaBeouf), redneck Grady Travis (Jon Bernthal) ve Meksika kökenli sürücü Trini ‘Gordo’ Garcia (Michael Peña)-, yoldaşları Red’in ölümünden oldukça kötü etkilenmişlerdir.

Bir savaşın içinde olduğunu ancak farkedebilen acemi er Norman Ellison (Logan Lerman)’ın gelişiyle birlikte, bu kayıp sadece daha fazla şiddetlenir. Savaşmaya hazır son Nazi birlikleriyle çarpışmadan önce Wardaddy ve mürettebatı, Norman’ı çok sıkı bir hazırlık gününden geçirmek zorundadırlar. Böylece acemi asker Norman, bu büyük travmanın ortasında hayatta kalma mücadelesi verebilecektir.

Fury Filmi Sinemajor İncelemesi

David Ayer’ın yazıp yönettiği Fury filmi, mucizevi bir şey yapıyor: Hakkında çekilmiş çok sayıda filmle artık dolmuş gibi görünen 2. Dünya Savaşı alt türünde yeni bir boşluk yaratmayı başarıyor ve savaşın iç yüzünü dokunaklı ve aynı zamanda da güçlü bir biçimde işleyen öyküyü, büyüleyici ve tatmin edici bir sinema deneyimi sunarak anlatıyor.

Filmin, yönetmen David Ayer’ın şu ana kadarki en iyi yönetmenlik işi olduğunu söyleyebiliriz. Ayer’ın yönetmenliği yaptığı Harsh Times, Street Kings, End of Watch, Sabotage filmleri, senaristliğini yaptığı Training Day ve S.W.A.T. filmlerine göre oldukça kusurluydu, ancak Ayer, Fury ile yönetmenliğinin zirvesine çıkıyor.

David Ayer ortaya yalnızca müthiş bir aksiyon filmi koymuyor, aynı zamanda gerilim yüklü güçlü film anları yaratmak için sessizliği ve diyalogları büyük bir ustalıkla kullanıyor. Etkileyici senaryosu ve iyi kurgulanmış sahnelerinin yanında başarılı oyuncu performanslarıyla da Fury, Ayer’ın yönetmenlikte müthiş bir akıcılık yakalamasını sağlıyor. Örneğin; yine Ayer’ın yönettiği ve bu yıl vizyona giren Sabotaj filmi ile Fury arasındaki kalite farkı, akıllara durgunluk verici düzeyde.

Sinemaseverler Brad Pitt’in, Tarantino yönetmenliğindeki “Soysuzlar Çetesi” filmindeki Nazi avcısı rolünü tekrarlayacağını düşünebilirler. Ancak “Soysuzlar Çetesi”ndeki Aldo Raine rolü, bu filmdeki Wardaddy rolüne göre tamamen farklı bir derinliğe sahipti (Bunda film için Brad Pitt’e yapılan özel makyajın da etkisi büyüktü).

Shia LaBeouf, Jon Bernthal ve Michael Peña üçlü olarak müthiş bir kimya yakalamışlar. Sempatik ve oldukça gerçekçi karakterlerini, duygu yoğunluğunu ve hikayenin arka planını çok iyi yansıtarak canlandırıyorlar. Her biri, gözlerindeki ifadeyle ve tavırlarıyla öyküyü tek başına anlatabilecek kadar başarılı bir performans ortaya koyuyorlar. Üçlü, aynı zamanda Wardaddy ve Norman’ın çatışan kutupları arasında müthiş bir uyum yakalayarak, karakter dramasının tahmin edilemez olmasını sağlıyor ve gerilimi mümkün olan en iyi seviyede tutuyorlar.

Fury Filmi Sinemajor İncelemesi

Filmde acemi er Norman‘ı, genç oyuncu Logan Lerman canlandırıyor. Norman karakteri klişeleşmiş bir karakter olabilirdi (savaştan yakınan naif çocuk, vs.), ancak Logan Lerman, Norman’ın ideallerini ve prensiplerini övgüye değer bir hale getiriyor. Lerman, canlandırdığı karakterin duygusallığını mantıklı bir şekilde yansıtıyor ve savaşın yarattığı travmayla korkuyu sade ve inandırıcı bir biçimde izleyiciye aktarıyor.

Fury, savaş konusunda son on yılda çekilmiş en iyi filmlerden biri. Film, 2. Dünya Savaşı konusuna taze bir bakış açısı getirerek duygusal yoğunluğu ve aksiyonu harmanlıyor. Mükemmel yönetmenliğin yanı sıra bireysel ve toplu olarak harika oyuncu performansları içeren film, başladığı andan son sahneye kadar izleyicinin ilgi ve dikkatini toplamayı başarıyor.

2014’ün en çarpıcı filmlerinden biri olmayı başaran Fury, 24 Ekim’de ülkemizde vizyonda olacak.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.